Fikir-Duyuru-Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fikir-Duyuru-Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mart 13, 2016

Geçmişin İzleri - Yanıbaşımızdaki Tarih İçin Bir Kılavuz



Kitabı okuyup, özetleyen ve gruba aktaran
                   Yıldız Ayyıldız (2007)

Bir özdeyiş “ Balıklar nasıl suyun içinde yüzüyorlarsa (var oluyorlarsa) insanlar da  aslında tarihin içinde yüzerler (varolurlar)” der.    Bu özdeyişi beğendiğim için sizinle paylaşmak  istedim.

Bu kitapta birinci bölümde; yerel tarihin tarihi, sosyal tarih, yerel tarih, aile tarihi: yanıbaşımızdaki tarihin kapsamı   anlatılmış. Kısaca tarihte yapılanlardan örnekler verilmiş.

İkinci bölümde;
Osmanlı İmparatorluğu’nun çok kültürlü dokusundan bahsedilmiş.
Göç öyküleri adı altında Türkiye’de yaşanan göçlerden örnekler anlatılmış.
19. yy ve sonrası tarih açısından yapılanlardan etkilenilen akımlardan söz edilmiş.  Son olarak mahalle ve küçük ölçekli birer kent ve kasabaya yönelik çalışmada işlenebilecek temalardan bir seçki sunulmuş.

Cuma, Mart 11, 2016

Kadınları Sevmek



 STELLA OVADlA 

Piyale Madra
Kadın olmak aya gidilen zamanda okuma yazma bilmemektir. Gece sokağa çıkmaktan çekinmek, laf atıldığında utanıp tersleyememek, dayak yediğinde "yine ne yaptım?" deyip kendini koruyamamaktır. Boğaz tokluğuna dünyayı doyurmak, silip süpürmek ve yeniden doyurmak, her gün ne pişireceğini düşünüp başka şey düşünemez hale gelmektir. Kadın olmak günde 24 saat hizmet verip “çalışıyor musunuz?" sorusuna cevap aramaktır. Canını dişine takıp meslek edindiğinde yine bütün ev işlerinden sorumlu tutulmak, ev kadınlığından sıyrılamamak, ne patrona ne kocaya yaranmaktır. Doğurduğu çocuğa adını verememek, erkek doğurana kadar doğurmaya mecbur olmak, doğuramadığında horlanmaktır. Kadın olmak erkeklerden az beslenmek, az sevilmek, yaşlandığında bunları sağlığıyla ödemektir. Kadın olmak insandan sayılmamak, erkeklerden 150 yıl sonra oy verebildiğinde oyunu kendi için kullanamamaktır. istediği kadar çocuk doğurmaya kalktığında "cadı" denip meydanlarda yakılmak, kovuşturulmayı göze almaktır. Bedeninden utanmak, onu tanımamak, sevmemek, yük gibi taşımaktır. Erkeklere haz ve çocuk vermek için yaratıldığına inandırılmaktır. Kadın olmak kocasının bakıcılığını, sekreterliğini, menajerliğini boğaz tokluğuna yapmayı doğal bulmaktır. Dünyayı taşıyıp seyretmek zorunda kalmaktır. Siyasal örgütlerde çalışmaya yeltense başkalarını kurtarmak için bildiri basıp çay pişirmeye razı olmaktır. Yaşamının vermek olduğunu sanıp, hayatta kalmak için türlü cambazlıklar icad etmek, bunun için ayrıca horlanmaktır. Kadın olmak her türlü gaspın prototipi olmak, adı küfürle eş tutulmaktır.

Sözlü Tarih Projesi İçin Sorular

SENDİKALI  KADIN  ÖĞRETMENLER

SÖZLÜ TARİH PROJESİ

( SÖTAK )


SORULAR


GİRİŞ

§  Adınız, doğum tarihiniz, doğum yeriniz?

§  Evli misiniz? Çocuklarınız var mı?
§  Kardeşleriniz var mı? Onlar hangi işlerle uğraşıyor?
§  Babanız ve anneniz ne işle uğraşır (dı)?
§  Anneniz ve babanızın esas memleketleri neresiydi?
§  Kaç yıldır öğretmenlik yapıyorsunuz? ( yaptınız, ne zaman emekli oldunuz? )
§  Nerelerde çalıştınız, örneğin hangi şehirlerde ve okullarda?
§  Şu anda çalıştığınız okulun adı nedir?
§  Eviniz okula yakın mı? Hangi semtte oturuyorsunuz? (uzaksa) Nasıl gidip geliyorsunuz? Arabanız var mı?
§  Eviniz kira mı? Kiraysa ne kadar veriyorsunuz? Kimlerle yaşıyorsunuz?
§  Kaç yıldır sendikalısınız? Bu sürenin kaç yılı aktif olarak çalıştınız?

Hedefler


21 Ocak 2011
Bu hedeflerden bir kısmı gerçekleşti önemli bir kısmı da gerçekleşmek üzere sırada bekliyor.

Melisa, Yıldız, Ekin ve Damla bir çalışmada