ayrımcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayrımcılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Temmuz 31, 2023

Uygulamalı Feminizm Dersleri Ders 2: Ayrımcılık, Cinsiyet Ayrımcılığı ve Pozitif Ayrımcılık Nedir?

 




Bu çalışmada Ayrımcılık konusu özellikle kadınlar açısından ele alınacaktır. Pozitif ayrımcılık en fazla eleştiri alan, hatta saldırılan haklardan biridir bu nedenle pozitif ayrımcılığın neden önemli olduğu, neden gerekli olduğu da tartışılacaktır.



Kaynak 1

Ayrımcılık Çeşitleri1

Bir çok konuda ayrımcılık yapılmaktadır. Aşağıda bunların en önemlileri listelenmiştir.

a. “Irk” (tırnak içinde çünkü ırk kavramı tartışmalı bir kavram. burada etnik aidiyet kastediliyor)

b. renk

c. cinsiyet ve cinsel tercih (bağlamımız gereği daha çok bu madde üzerinde duracağız)

d. dil

e. din

f. milliyet,

g. köken,

 h. siyasi görüş,

i. toplumsal sınıf

j. kişilerin fiziksel/zihinsel sağlık durumları

veya başka açılardan, açık veya örtük olarak; ayrımcılık, önyargı, genelleme içeren, veya bunu özendiren, buna yol açabilecek; başka insanlara ve gruplara karşı düşmanlık aşılayan/düşmanca duygulara yol açabilen ifadeler/ögeler. Alışılmış olandan farklı, (ve amaçları açısından insan hakları ilkelerine ters düşmeyen, veya başkalarının haklarını tehdit etmeyen) kişisel ve grupsal tercihlere karşı tahammülsüzlüğü, hoşgörüsüzlüğü içeren ya da teşvik eden ifadeler. Alışılmış olandan farklı grup ve düşüncelerin sırf farklılıklarından dolayı aşağılanması, bu grup ve düşüncelere karşı öğrencide düşmanlık uyandıracak ifadeler. Farklı inançlara, kültürlere, gelenek, örf ve adetlere dönük incitici ibareler.  Farklı olanı görmezden gelmek, görünmez kılmak da, en az yukarıdaki ihlaller kadar, bir insan hakları ihlali olarak değerlendirilmelidir. 

Ders kitaplarında tek bir gayrimüslim yurttaş adına rastlanmaması, “Ali’nin topu hiç Agop’a atmaması”, Çerkes sözcüğünün geçtiği neredeyse tek yerin “Çerkes Ethem’in ihaneti”, Kürt sözcüğünün geçtiği tek konunun “zararlı cemiyetler” olması, din dersi kitaplarında alevilik ve diğer Anadolu inançlarından söz edilmemesi, birçok durumda “kadının adının olmaması”, tek bir ‘işçi ailesi’ örneğine rastlanmaması vb…, ayrımcılık örnekleri olarak düşünülmelidir…


Tartışma-Düşünme

Yukarıda listelenen ayrımcılıklardan başka ayrımcılıklar da var mı? Araştırın, söyleyin ve tartışın.

Amaç: Farklılık yaratmak olduğu gibi gerçekten de burada belirtilmeyen başka ayrımcılıklar da var. Onların da bu vesileyle dile getirilmesi iyi olur.


Kaynak 2 (KB)

Bu metni geçen derste gördük buraya da bu kısmını aldım


"Ağabeylerim yemek isteyebiliyor, ellerini uzatıp istediklerini alabiliyorlardı. Verilmesini beklememiz söylendi. Biz kız kardeşler ve annemiz geriye kalanlarla yetinmek zorundaydık." (Yiyecek dağıtımında kız çocuklarına/kadına yönelik ayrımcılık)


“Okula gitmek bir mücadeleydi. Babam biz kızların okumasına gerek olmadığını düşündü." (Eğitim fırsatlarının eşit veya hiç olmaması) 

"Arkadaşlarımla buluşmak veya oynamak için dışarı çıkamadım.” “Kardeşlerim her an gelebilir ama benim hava kararmadan dönmem gerekiyor." (Kızlar için özgürlük ve hareketlilik eksikliği)

"Babamın malında benim payım yok. Kocamın malı da benim değil. Aslında benim diyebileceğim bir ev yok." (Kadınların miras veya mülkiyet haklarının olmaması)


Tartışma-Düşünme

Bu örnekler Hindistan'dan. Bizim ülkemizden buna benzer örnekler düşünün ve aklınıza gelenleri ifade edin ve buradakilerle benzerlikleri, farklılıkları yönünden tartışın.

Çarşamba, Haziran 21, 2017

Cinsel Yönelim ve Cinsel Yönelim Ayrımcılığı

Nesrin Yetkin
https://tr.123rf.com/photo_17688432_birbirine-herkesin-e%C5%9Fit-farkl%C4%B1-cinsel-y%C3%B6nelim-
insanlar%C4%B1n-%C3%A7iftler-temsil-trafik-i%C5%9Fareti.html
‘Bedensel cinsiyetimiz’ doğuştan belirlenir. Hepimiz kadın ya da erkek cinsel organları ile doğarız. Tek istisna nadir görülen hermafroditlerdir. İlk çocukluk yaşlarında ‘cinsel kimliğimiz’ gelişir, “Ben kadınım” ya da “Ben erkeğim” duygumuz oluşur. Bunun istisnası da gene nadir olan cinsel kimlik farklılıklarıdır. Ergenlikten itibaren de ‘cinsel yönelimimiz’ belirginleşir. Kendimize kendi cinsimizden birini cinsel eş olarak istiyorsak eşcinsel, karşı cinsten birini istiyorsak heteroseksüel, her ikisini de istiyorsak biseksüel oluruz. Bu üç cinsel yönelim de birbirine eşdeğerdir ve hiçbiri psikiyatride, en az 30 yıldır hastalık ya da bozukluk olarak kabul edilmiyor. Ayrıca cinsellikle ilgili bu üç temel kavram, bedensel cinsiyet, cinsel kimlik ve cinsel yönelim, kişilerin istemli olarak seçtikleri değil, karşı karşıya kaldıkları durumlardır. Hiçbirimiz kadın ya da erkek olarak doğmayı seçemeyeceğimiz gibi, cinsel yönelimimizi de seçemeyiz. Eşcinsel yönelim, keyfî, ahlaki veya istemli bir seçim değildir, aynen heteroseksüel yönelim gibi bir durumdur.